Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Ayetullah Ramazani Allame Hasan Zade Amuli hakkında şu ilginç nükteyi paylaştı: Allah-u Teâla, İslam âleminin büyük düşünür ve ariflerinden olan üstat Allame Hasanzade Amuli’yi muhafaza etsin. Kendileri buyurmuştu: “Şu ana kadar kabul ettiğim inanç ve akidelerin; annem, babam, kavim ve kabilemden yahut halkı taklit üzere olabileceği veya onlardan etkilenebileceği aklıma gelir gelmez, bütün inançlarımı ve annem, babam, kavim ve kabilemden aldıklarımın hepsini öperek bir kenara bıraktım. Daha sonra aklımı kullanarak kendi iç dünyamın karmaşıklıkları arasında hakla batılı bulma kararı aldım.
İslam öncesi ve sonrası; Budizm’den Hristiyanlığa ve Yahudilikten ateşe tapanlara ve Amerikalı Kızılderililere… olmak üzere batı ve doğu dinleri hakkında yazılan bütün kitapları bir araya getirdim. Daha sonra okumaya ve incelemeye başladım ve uzun bir zamanımı bu kapsamlı araştırmaya adadım.
Bu inanç ve düşünceler üzerine yaptığım uzun araştırmalardan sonra, onları Kur’an, Ehlibeyt ve İslami öğretilerle yan yana koydum. Abartısız ve mübalağa etmeksizin şunu söylemeliyim ki, araştırdığım diğer kitaplar içinde dağınık bir şekilde gördüğüm güzel ve doğru inançların hepsinin daha iyisi ve kâmili Kur’an-ı Kerim’de bulunmaktaydı.
Ayrıca diğer inançların kitapları vehim, hayali, mantık dışı ve rasyonel olmayan kuruntularla dolu iken, Kur’an-ı Kerim, Peygamberin (s.a.a) sünneti ve masum imamların (a.s) öğretilerinde onlardan eser yoktu.
İşte o zaman ben yeniden İslam dinine müşerref oldum ve İslam dini mezhep ve fırkaları ve aynı zamanda Şia fırkaları arasında, onur ve şeref sahibi ve güvenilebilecek tek mezhebin 12 İmam Şia’sı mektebinin olduğuna gördüm ve günümüzde de insanı kamil ve bizim dayanağımız olarak İmam Zaman Mehdi'yi (a.s) söyleyebiliriz.
Diğer din ve mezheplerin ne nübüvveti bizim nübüvvetimiz gibi kuşatıcı ve ne de bizim zamanımızda hazır olan İnsanı kamil düşünce ve inancı onlarda var. İşte bundan dolayı ben yeniden İslam dinine ve Şia mezhebinin on iki imam inancına sahip olan fırkasına müşerref oldum. Bundan dolayı güneşin varlığından şüphe etmediğim gibi dinimin hakkaniyeti noktasında zerre kadar şüphem yoktur.”
İşte bu şahıs ve insan, semeresine ulaşmıştır ve hem dünyasını en iyi şekilde abad edecek ve hem de ahireti için en iyi şekilde hazırlık yapacaktır.
Henry Corbin’in Allame Tabatabai’ye verdiği cevap:
Belki de Henry Corbin’in adını duymuşsunuzdur. O Fransalı bir düşünür, bilim adamı ve oryantalisttir. Henry Corbin, inkılaptan önce Allame Tabatabai ile uzun bir söyleşi yapmıştır. Henry Corbin önceleri Hristiyan’dı ama sonraları (zahiren) Müslüman oldu ve İslam fırkaları arasından direk Şia mezhebini seçti.
Merhum Allame Tabatabai ona İslam dini fırkaları arasından neden direk Şia mezhebini seçtiğini sordu? Henry Corbin cevabında fırka ve mezhep olarak sadece Şia mezhebinin bir sahip ve onuru bulunduğunu anladığım için dedi.
Gerçekten de böyle. İnsan Allah’a inandığında ve dinler arasında yeni, genç ve güncel bir dine sahip olursa ve imam olarak da yaşayan ve hay bir dayanacağı olduğunda ve o imamın naipleri olarak taklit merciler, ulema, ariflerin varlığından haberdar olması az nimet değildir. Bizim mezhebimizde bütün bu nimetler bir arada bulunmaktadır.
31 Aralık 2013 - 20:30
News ID: 491386
İşte Allame Hasanzade Amuli’nin yeniden İslam dinine Müşerref olmasının hikâyesi…